
Betonart’ın 61. sayısında çağdaş Yunan mimarlığını konu ettik.
İtiraf etmek gerekirse Yunan mimarlığı denildiğinde akla ilk klasik mimarlık ya da adaların vernaküler mimarisi geliyor. Elbette bu durumda, bu tür imgeleri sürekli dolaşımda tutan turizm sektörünün de payı büyük. Son dönemde Türkiye’den Yunanistan’a seyahat edenlerin sayısında bir artış gözlense de, tatil amaçlı bu gezilerde çoğunlukla adalar ve sahiller tercih edildiği için özellikle kentlerde görünür olan 20. yüzyıl modernizmi ve çağdaş dönem üretimi dikkat çekmeyebiliyor. Dolayısıyla günümüz Yunan mimarlığı ve mimarları üzerine pek çok konuyu ele almaya çalıştığımız bu sayı, aslında çağdaş Yunan mimarlığına bir giriş olarak değerlendirilebilir.
Yunan mimarlığında modernizmin seyrini araştırmak, bir yandan da, Türkiyeli okurlar için aynaya bakmak gibi: Bir önceki yüzyılın başında mimarlıkta hızla modernleşerek Batılı sayılmak arzusu taşıyan her iki ülke mimarları da kendi farklı geleneklerinin zaten “modern” olduğu iddiasındaydılar. Ya da özellikle 1950’lerden itibaren artan iç göç sonucunda, Yunanistan’da olduğu gibi Türkiye’de de büyük kentlerin çehresi, kat karşılığı müteahhit eliyle apartmanlaşma yüzünden değişti. Günümüzde de, neoliberal politikalar, kentsel dönüşüm, ekonomik kriz ve göç gibi soru ve sorunlar, yine her iki ülkenin mimari manzarasını etkileyen ortak konular olarak beliriyor.
Bu sayının içeriğini oluşturmakta en büyük katkıyı, Yunanistan’dan bir grup mimar ve akademisyenden aldık. Kostas Tsiambaos, 1933’te Atina’da yapılan CIAM toplantısından itibaren modernizmin Yunanistan’da “egzotizme” hep göz kırpan serüvenini anlattı. Panayotis Tsakopoulos, özellikle 1930’larda doğmuş bir kuşak mimarın 1950’lerden itibaren brüt beton malzeme ile üretimine odaklandı. Panayotis Tournikiotis, İkinci Dünya Savaşı sonrası Atina başta olmak üzere kentlerde konut sorununa bir çözüm olarak ortaya çıkan polykatoikia üzerine yazdı. Maria Vidali ise Christos Papoulias’ın üç projesini ele aldığı yazısında, mimarın topografya ile kurduğu özel ilişkiyi ele aldı.
Tilemachos Andrianopoulos, Kalliopi Amygdalou, Alexandros Vazakas, Katerina Kotzia, Korina Filoxenidou ve Aspassia Kouzoupi, sorularımıza verdikleri yanıtlarla çağdaş Yunan mimarlık ortamını şekillendiren koşulları ele aldılar. Burcu Tüm, 1950’lerin Atina ve İstanbul’unu Hilton Otelleri üzerinden değerlendirdi. Seda Kurt Şengün, geçen yüzyılın hassasiyetiyle tanınmış Yunan mimarlarından Dimitris Pikionis’i anlattı. 61. sayıya Deniz Güner, son yıllarda Yunanistan’a yaptığı mimari gezilerde fotoğrafladığı yapılardan bir seçme ile, Hakan Tüzün Şengün ise Atina apartmanlarının balkonları üzerine bir metinle katkıda bulundu.
Çağdaş Yunan mimarlığına odaklandığımız bu sayı aynı zamanda, komşu ülke mimarlıklarını ele alacağımız bir dizinin de ilk sayısı oldu.
Bu sayı için bizimle birlikte heyecanlanan ve yazarak, çizerek, fotoğraflayarak katkı sunan herkese teşekkür ederim.
Kapak: Xenia Vathy Oteli Arka Cephesi, Samos, Kostas Stamatis, 1958.
Kapak fotoğrafı: Deniz Güner